Supply Chains in the Age of E-Commerce: Planning, Logistics, and Trust
As e-commerce spreads rapidly, it is bringing one question to the center of supply-chain debates with increasing intensity: “Is the chain breaking, or is it evolving into a new order?” Today, many products reach end users directly through online channels. While this reduces the role of traditional retail layers, it also makes certain parts of the supply chain less “invisible” and far more critical. Global discussions revolve around precisely this transformation: as intermediation decreases, delivery performance and behind-the-scenes operations grow in importance. Warehousing and packing (fulfillment), courier and parcel operations, returns management, payment infrastructure, and customer service are no longer “support functions”—they have become the backbone of the customer experience.
This shift also redefines what the supply chain is trying to achieve. In the age of e-commerce, companies are not competing simply by sourcing products and placing them in a warehouse; they compete by positioning the right inventory, in the right quantity, in the right place, preparing orders in a traceable manner, delivering within the promised timeframe, and managing return and reverse-logistics processes. As expectations for “speed” and “availability” rise, the cost of planning errors increases accordingly. This is exactly where one of the prominent global practices comes into focus: a more visible role for artificial intelligence (AI) in supply-chain planning—improving demand forecasting, balancing inventory distribution, and identifying delay risks earlier. The same logic is increasingly evident in logistics: AI-supported methods in areas such as route planning and delivery performance improvement are becoming practical tools for managing the pressure for speed through more controllable operations.
In healthcare, however, the discussion moves into a more specialized frame. The rise of e-commerce for product groups such as medicines and medical devices is not only a question of access and speed; it also intensifies the requirements for trust and traceability. As digital channels expand, it becomes critical to ensure sourcing from reliable supply origins, to distinguish registered and auditable sales channels, to preserve traceability standards, and to reduce the risk of non-standard products. In this context, the EU’s “common logo” practice—designed to help consumers identify legal online medicine sellers—stands out as one example of an approach aimed at strengthening trust in a digitalizing market. In addition, the lessons of the post-pandemic period made the need for resilience in medical-product supply chains more visible; OECD assessments also point to the need for more proactive action against risks such as supply disruptions and medicine availability challenges. As digitalization and e-commerce grow, this resilience agenda becomes even more important: because as channels expand, standards for trust and continuity must be strengthened at the same pace.
All these global trends bring us back to the same question: does direct end-user access truly mean that “the chain is breaking”? Real-world practices make a one-word answer difficult—because while disintermediation can create a break in some layers, other links in the chain expand, and a new supply architecture emerges. Reading this transformation correctly is decisive not only for commercial efficiency, but also for protecting standards of trust and traceability in healthcare.
Against this backdrop, our Congress panel titled “IS E-COMMERCE BREAKING THE SUPPLY CHAIN? (The Impact of Digitalization and E-Commerce on the Supply Chain)” will bring together global debates, practical examples, and the needs of our sector at one table. The panel will take place on 01 February 2026 | 17:15–18:30 in the Main Conference Hall, and will be moderated by TİTCK Vice President Eray Kaplan. We will open for discussion topics such as where disintermediation creates a genuine break versus where it shifts the chain into a new order; the practical contribution of AI in planning and logistics; and how good practices are shaped around trust and traceability in healthcare products.
Organizing Committee of the Medical Supply Chain Management Congress
E-Ticaret Çağında Tedarik Zinciri: Planlama, Lojistik ve Güven
E-ticaretin hızla yaygınlaşması, tedarik zinciri dünyasında tek bir soruyu giderek daha yüksek sesle gündeme taşıyor: “Zincir mi kırılıyor, yoksa yeni bir düzene mi evriliyor?” Bugün birçok ürüne son kullanıcı doğrudan çevrim içi kanallardan ulaşabiliyor; bu da geleneksel perakende katmanlarının rolünü azaltırken, tedarik zincirinin bazı bölümlerini görünmez olmaktan çıkarıp daha kritik hale getiriyor. Dünyadaki tartışmaların merkezinde, tam da bu dönüşüm var: aracıların azalmasıyla birlikte, teslimat performansı ve operasyonun geri planındaki süreçler büyüyor; depo–paketleme (fulfillment), kargo/kurye organizasyonu, iade yönetimi, ödeme altyapısı ve müşteri hizmetleri gibi halkalar artık “destek süreç” değil, müşteri deneyiminin omurgası haline geliyor.
Bu değişim, tedarik zincirinin hedefini de yeniden tanımlıyor. E-ticaret çağında şirketler yalnızca ürünü tedarik edip depoya koymakla değil; ürünü doğru yerde doğru miktarda konumlandırmak, siparişi izlenebilir biçimde hazırlamak, teslimatı taahhüt edilen zamanda gerçekleştirmek ve iade/geri dönüş süreçlerini yönetmekle rekabet ediyor. Bu nedenle “hız” ve “erişilebilirlik” beklentisi büyüdükçe planlama hatalarının maliyeti de artıyor. Tam bu noktada, dünyada öne çıkan uygulamalardan biri yapay zekânın (AI) tedarik zinciri planlamasında daha görünür rol üstlenmesi: talebin daha doğru öngörülmesi, stokların daha dengeli dağıtılması ve gecikme risklerinin daha erken yakalanması. Aynı yaklaşım lojistikte de kendini gösteriyor; rota planlama ve teslimat performansının iyileştirilmesi gibi konularda AI destekli yöntemler, hız baskısını daha yönetilebilir bir operasyonla karşılamanın pratik araçlarına dönüşüyor.
Sağlık alanına gelindiğinde ise tartışma daha özel bir çerçeveye taşınıyor. İlaç ve tıbbi cihaz gibi ürün gruplarında e-ticaretin yükselişi, yalnızca erişim ve hız sorusu değildir; aynı zamanda güven ve izlenebilirlik gereksinimlerini de büyütür. Dijital kanallar genişledikçe, ürünün güvenilir tedarik kaynaklarından temin edilmesi, kayıtlı ve denetlenebilir satış kanallarının ayrıştırılması, izlenebilirlik standardının korunması ve standart dışı ürün riskinin azaltılması kritik hale geliyor. Bu noktada, AB’de çevrim içi ilaç satışında yasal satıcıların ayırt edilmesine yönelik “ortak logo” uygulaması dijitalleşen pazarda güveni güçlendirmeye dönük örnek yaklaşımlar arasında yer alıyor. Ayrıca pandemi sonrası dönemin öğrettikleri, tıbbi ürün tedarik zincirlerinde dayanıklılık ihtiyacını daha görünür kıldı; OECD’nin değerlendirmeleri de arz kesintileri ve ilaç bulunurluğu gibi risklere karşı daha proaktif aksiyon gerekliliğine işaret ediyor. Dijitalleşme ve e-ticaretin büyümesi, bu dayanıklılık gündemini daha da önemli hale getiriyor: çünkü kanal büyürken, güven ve süreklilik standartlarının aynı hızla güçlenmesi gerekiyor.
Tüm bu küresel eğilimler, bizi yeniden aynı soruya getiriyor: Son kullanıcının doğrudan erişimi gerçekten “zincirin kırıldığı” anlamına mı gelir? Dünya pratikleri, bu soruya tek kelimelik bir cevap vermeyi zorlaştırıyor; çünkü aracıların azalması bazı katmanlarda bir kırılma yaratırken, zincirin başka halkaları büyüyor ve yeni bir tedarik mimarisi oluşuyor. Bu dönüşümü doğru okumak; sadece ticari verimlilik açısından değil, sağlık alanında güven ve izlenebilirlik standartlarını korumak açısından da belirleyici.
Bu çerçevede, kongremizde gerçekleştirilecek “E-TİCARET TEDARİK ZİNCİRİNİ KIRIYOR MU? (Dijitalleşme ve E-Ticaretin Tedarik Zincirine Etkileri)” başlıklı panelde; dünyadaki tartışmaları, uygulama örneklerini ve sektörümüzün ihtiyaçlarını aynı masada ele almayı
hedefliyoruz. Panel, 01 Şubat 2026 | 17:15–18:30 saatleri arasında Ana Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek ve TİTCK Başkan Yardımcısı Eray Kaplan moderatörlüğünde yürütülecek. Panelde; aracısızlaşmanın hangi noktalarda gerçek bir kırılma yarattığı, hangi noktalarda zinciri yeni bir düzene taşıdığı; AI’ın planlama ve lojistikteki pratik katkısı ve sağlık ürünlerinde güven/izlenebilirlik ekseninde iyi uygulamaların nasıl şekillendiği gibi başlıkları tartışmaya açacağız.
Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi Kongresi Düzenleme Komitesi